Kayıtlar

Temmuz, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Başıma gelmeyenin Kalmaması!

Şimdi size nasıl Naziler tarafından saldırıya uğradığımı anlatacağım, evet Nazi saldırısı mı dediğinizi duyar gibi oldum, hatta atma da diyorsunuz şu sırada ama evet Almanya'da 1998 senesinde Naziler tarafından saldırıya uğradım. 
          Gençlik değişimi ile gittiğim Almanya'da kaldığım gençlik otelinde, zamanın verdiği ergenlikle, tabi ergenliğin verdiği gerizekalılıkla, insanların hiç Türk sanmamasıyla övünüyordum. Her önüne gelen her ari ırkı, milleti sayıyor bir türlü Türk müsün demiyor, Türk olduğumu duyunca çok şaşırıyor, ama nasıl olur filan diyorlardı. Hatta başka bir Türk çocukla birbirimize girmiş, saatlerce ingilizce ve çat pat Almancayla telefon sırasında kavga etmiş, Türk olduğumuzu ikimiz de, telefon kulubesinde, karşılıklı aynı anda anne napıyonuz, ben iyiyim deyip ağlamaya başlayınca, anlamıştık!  Yanlız benim Türklükle imtihanım sabahları ortaya çıkıyor, diğer ırklar fişek gibi sabah 7 de kahvaltılarını yapmak üzere kalkarlarken ben hep geç kalıy…

BİZİM BÜYÜK ŞEFTALİ YEDİKTEN SONRA EL YIKAMA SORUNUMUZ

O gün yine arkadaşlarla Toplanmışız ama ben nasıl atıyorum nasıl atıyorum;


                  Benim için insanlar ikiye ayrılır, şeftali yedikten sonra adam gibi gidip elini yıkayanlar ve şeftali yedikten sonra adam gibi elini yıkamaya üşenip, bardağın dibinde kalmış suyu eline döküp, ellerini fıtı fıtı ovuşturanlar. 
Elini Yıkayanlar :
Bunlar disiplinli, ne istediğini bilen, kendi işini kendi yapmaya alışmış, çalışkan titiz insanlardır. Hayatta genelde başarılı, kariyer sahibi olurlar ama en yüksek kademelere kendi emek ve çabalarıyla çıktıkları için memuriyetten kurtulmaları zaman, çalışma, alın teri ve emek ister. Kendileri yaptıkları gibi diğerlerine de "kalk iki dakika sen de yıka, otur temiz temiz diye baskı yapanlar, diğerleri umrunda olmayıp kendi elini yıkayıp rahat rahat ortama geri dönenler olarak ikiye ayrılırlar. baskı yapan, zapturapt altına almaya çalışanlar genelde yönetici, müdür filan olurlar. El yıkayanlar genelde, oğlak ve başak burçlarında çıkmakta olup, başak …

Sıkılıyorum çünkü sıkıcıyım!

Resim

Şimdi Susmak Zamanı !

Resim
Görelilik Kuramından anladığım (Temsili) ;                        "Ben bu şekil giyinirim, bu bayan şu şekil giyinir, şu şekil..."



 Dostlar, şimdi size, bir çoğumuzun varlık nedeninin aslında hiç de öyle çok önemli işler yapmak, evreni sorgulamak, anlamak, insan doğasına, varoluşa dair sorular sormak, sistemi eleştirmek, ne bilim uzay, metafizik filan gibi konularda konuşmak gibi bir olayı olmadığını ve o sebeble, bir biz biliyormuşuz, bir biz anlıyormuşuz gibi konuşmamızın gereksiz olduğunu açıklamaya çalışacağım. 

                    Zaten biz istesek de, beyinlerimiz ne kıvrım, ne yüzey ne de hücre kapasitesi olarak zaten, adamın kendi yazdığı, bulduğu ve geliştirdiği şeyi, hazır yazılmışından okuyarak bile anlamak için yetersiz. Bak,  her yıl 55 kere Görelilik Kuramını okumama rağmen, benim için  hala "ben bu şekil giyinirim, bu bayan şu şekil giyinir, şu şekil"den öteye gidememiş,  ne kütleçekim, ne zaman ne uzay ne uzay-zaman, hiç biri zerre aklımda kalmamış! K…

Burçlara inanmıyorum bir güç var !

Okuyup okuyup, anlam yükleyip, çıkartıp bir terazi burcu olmam yıllarımı aldı. İnsanlar "aaa terazi burcu, siz kararsız olursunuz dediler, bir kaç seferden sonra insanlara kendimi anlatırken kararsızım dedim, böbreklerin hassas olur dediniz, yıllar sonra sorunlu böbrek iltihaplanmaları geçirdim, bir lükse düşkünlüğüm yoktu o da imkan yoktu, olsa belki ona da evet diyecektim. Sırf bu yüzden yıllarca zeki numarası yaptım ben, orada öyle yazıyordu ve benim buna inanmam çok da uzun sürmedi, çalışsa zeki aslında da tembel dediniz ki, tembellik de bir terazi burcu özelliği olarak karşıma çıktı yıllarca. Ama yok efendim şimdi o 30 yıllık emeği, biri çıktı da burçlar değişti deyince değiştiremem, ayrıca kazanılmış hakkım o benim, ne zaman değiştiyse ondan sonra doğanları bağlar, beni değil, doğduğum anda terazisin dediyseniz ve yıllarca adeta bir terazi burcu insanı gibi davranmamı bekleyip, kendimi terazi burcuna modifiye edip de bir terazi burcu insanı gibi davrand…

Rüyada Morrissey'i Kurban Bayramı için memlekete davet etmek ???

Resim
Ay hayırdır inşallah !





 "Hocam, rüyamda Morrissey'i Kurban Bayramı için memlekete davet ediyordum, her yer et, her yer et."                                                                Sally Ciguly (İst-32)

"Ya bayram tatili uzun abi, gel Manisa'ya gidelim, orada çok kalmayız zaten yazlığa geçeriz diye memlekete davet ediyorum. Bir iki mırın kırından sonra da bir şekilde ikna ediyorum. Nedense uçakla gitmek daha zor şimdi burdan havaalanına geçicen, ordan uçakla seyahat, İzmir'e inecen ordan da tekrar Manisa'ya geçecez zaten 5 saat diye, otobüsle gitmek gibi saçma bir ayrıntıya boğarak rüyayı, Pamukkale Turizmden bilet almaya da ikna ediyorum. O gece Morrissey'i ikna edebilme gücüme ben de şaşırıyorum.                       Varıyoruz Manisa'ya, babam bizi BP'nin önünden alıyor, hiç konuşmuyor. Eve bir gidiyoruz, ay eve bir giriyorum, yıllarca kurban kesmemiş babam, bırak kurbanı tavuk bile adamamış babam, danaya girmiş. Evin her yerinde leğ…

Bizim Büyük Uyku Problemlerimiz !

Resim
Geçen gün okuduğum bir haber bana umut oldu. Hehehe ! her bilimsel çalışmayı kendine mal eden insan tipi olma yolunda acayip büyük adımlar atmaktayım. Habertürk'ün yayınladığı, haberde aynen şu nu diyor, Dr. Sabri Derman (Amerikan Hastanesi Uyku Bozuklukları Uzmanı);

İlginç bir araştırma! Yaratıcı insanların daha geç yatmaya ve geç kalkmaya eğilimli oldukları uzun zamandır biliniyor. Öte yandan genetik olarak ebeveynlerimizden bize özgü yatma/kalkma saatlerini ve uyku süremizi aldığımız da bilinen bir gerçek. Belki de yaratıcı insanlar o nedenle toplumda 09.00 - 18.00 iş saatlerine uyamıyorlar, rutin emekten çok zeka gerektiren, ama esnek mesaili işlere eğilimli oluyorlar. "