Kayıtlar

Haziran, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Nerelisiniz Testi !

Birgün ailecek "Kim 500 Milyar İster" adlı yarışmayı izliyoruz. Henüz Türk Lirasında 6 sıfır atılmamış, gerçi hala adı benim için "Kim 500 Milyar İster" ! Bir yerin açılışında yapılması gelenek haline gelen hareket nedir diye sordular. Bir heyecanlandık anlatamam, ailecek bilinçsizce, şıklar daha açıklanmadan, hep bir ağızdan "lokma döktürmek" diye haykırdık ama nasıl eminiz şıklar açıklanıyor gelmiyor bir türlü lokma döktürmek. Son şık açıklandı, o an anladık. Kenan Işık adeta bize dönüp, "tebrikler Manisalısınız" dedi.
Cevap : Kurdela kesmek ! 

Raylı Tren !

Resim
Tüm çocukluğum boyunca delice istediğim tek bir oyuncak vardı, raylı tren. Raylarını kuracaktım, istasyonu koyacaktım kenara, ortasında oturup, fır fır dönüşünü izleyecektim. Hayır ilk torunum, düt dedim mi dağlar keçi doluyor. Her istediğimi de yaptılar ama ben en çok bunu istedim ve bir türlü alınmadı. Hep içimde bir yara kaldı.               Ben büyüdüm, üniversiteyi kazandım. Tatile memlekete döndüm. Tüm aile toplanmış, bir konuşma sırasında "her istediğini yaptık, ne istediyse aldık" dediler.  "Yooo her istediğim olmadı, atmayın dedim." ne istedin de yapmadık dediler. Ya dedim "yaptınız, yapmadınız da, belki iyi oldu belki kötü orasını bilemem de ama hep tren istemiştim raylar üzerinde fır fır dönecek, en büyük hayalim buydu. çok özenirdim ama almadınız. Çok üzülürdüm ben, kendi kendime ne bulursam ray yapardım, arabaları oynatırdım üzerinde.                Bir kere misafirliğe gittiğimiz gurbetçi ailesinin evinde görmüştüm, hayallerimin …

HAYATA TROLLEYEREK BAŞLAMAK

Annem aşırı derecede oğlu olsun istiyormuş. O zaman ultrason yok tabi. Bizim ailede de evcil hayvanlara kadar dişi. Aşırı derecede bir erkek özlemi var. Çok yaşlılar haricinde amca, dayı filan da yok. Bir hala iki teyze, dört kuzenimin hepsi de kız.             Benim doğacağım sene de kız bebek doğmuyormuş minik şehirde, eminim daha da heyecanı arttırmışlar. Kurban Bayramı boyunca kız bebek doğmuyor. Heyecanı düşün, ben üniversite sınavına gireceğim zaman, İzmir'den aile yaşlıları gelip bahçede dua okuyor 15 kişilik bir grup, doğumu düşünün bir de, eminim davullarla "lay lay lay lay laaa" geliyor geliyor erkek çocuk geliyor diye marşlar okunuyor.              Kurban Bayramı'nın birinci günü kız bebek yok, ikinci günü kız bebek yok, 3. günü kız bebek yok, dördüncü günü ben doğmuşum. Yerel bir gazetede "Manisa sonunda kız bebeğine kavuştu" diye haber çıkmış.       Acaba içimden nasıl annemin suratına bakıp bakıp gülüyordum. 

Her Affediş....

Resim
Deli deli düşünerek adliyeden çıktım, ama beynim patlayacak, bahçeli evlerin aralarından dalmış yürüyorum. Birden acayip bi ıhlamur kokusu geldi, "Seloş" dedim! Biz kendi aramızda kendimize Seloş diyoruz, "bir mola lütfen, şu kokunun tadını çıkar be güzel kardeşim." Tam etrafıma bakarken bir dut ağacı gördüm. Yauv dedim ne kadar da çocukluğum, ne kadar da country staylo. Tabi her taşralının yapacağı üzere hemen " dut toplayem de yiyem şurda" diye düşündüm. Sarkmış dallardan dut topladım, gittim ıhlamur kokusunun en yoğun geldiği yere çömdüm kaldırıma. Mis gibi ıhlamur kokuyor, yıllar sonra ilk defa ağaçtan topladığım dutu yiyorum. O an 8 yaşında filanım. Çocukluğuma ani bir dönüş yaptım. Kafamı bi kaldırdım, duvarda bir yazı. Evren bana mesaj yollamış. Dedim "karrşimm ben hayat molasındayım şu an,kusura bakma ama ders mers yoook !"